Ben tesadüflere hiçbir zaman inanmadım. Bu topraklarda atılan her adımın, çekilen her hattın, masaya konan her projenin altında bir hesap yattığını bilecek kadar bedel ödedik. Tesadüf dediğiniz şey, olsa olsa Türk sinemasının siyah-beyaz sahnelerinde olur; yağmur altında çarpışan aşıklar gibi…
Ama bugün karşımızda duran manzara ne romantiktir ne masum. Bu, buz gibi bir tasfiye planıdır.
Yaşı kırkı aşanlar çok iyi bilir. 12 Eylül öncesi bu ülke nasıl adım adım bir kaosun içine sürüklendi? Sokaklar nasıl kana bulandı, ocaklara nasıl ateş düştü? Bugün dönüp bakıyorum da o günlerin senaryosu sanki tozlu raflardan indirilmiş; isimler değiştirilmiş, yöntemler güncellenmiş ama hedef aynı kalmış.
Haritayı açın. Yukarıdan aşağıya, cetvelle çizilmiş gibi uzanan o kanlı hattı takip edin: Çorum, Sivas, Malatya, Kahramanmaraş, Hatay…Sanki görünmez bir el, bu şehirlerin üzerine eğilmiş ve kaderlerini tek tek işaretlemiş. Dün bu hat ideolojik kargaşayla yoruldu, bugün ise ekonomik bir kuşatmayla boğulmak isteniyor.
“Yeni Sanayi Koridoru” diye pazarlanan o çizgi, aslında bu şehirlerin dışlanmışlık belgesidir. Yatırımın, istihdamın, geleceğin bilerek ve isteyerek başka yerlere kaydırılmasının adıdır. İnsanın aklına ister istemez BOP projeleri geliyor; yabancı basında boy boy yayımlanan, sınırları parçalanmış o haritalar…
Bu çağrışım bile tek başına yeterince ürkütücüyken hâlâ “Yok canım, tesadüftür” diyen varsa ya saftır ya da bu........ sessiz ortağıdır. Asıl mide bulandırıcı olan ne biliyor musunuz? Bu koridorun doğusunda kalan, sanayisi can çekişen, gençleri göç yollarında eriyen illerden tek bir cılız itirazın bile yükselmemesi.
İktidardan bir tepki beklemiyoruz; onlar zaten bu oyunun kurucusu. Peki ya muhalefet? Peki ya o koltuklarında pas tutmuş, bulunduğu makamı süs sanan STK temsilcileri, oda başkanları? Kendi bölgesi ekonomik haritadan silinirken, kendi esnafı siftahsız kepenk kapatırken susanlar neyin diyetini ödüyor?
Bu bölgenin lokomotifi tekstildi. Onu da kendi ellerinizle Mısır’a, Bangladeş’e kaptırdınız. Fabrikalar söndü, makineler sustu, emek başka ülkelere taşındı. Şimdi bu “sanayi koridoru” planıyla bölgenin tabutuna son çiviyi çakıyorsunuz.
Şunu iyi bilin: Sanayiyi bitirmek insanı bitirmektir. Bölgeyi boşaltmak, bir başkasına yer açmaktır. Ankara’da meclis kulislerinde oturup, memleket yangın yeriyken sadece alacağı maaşın, hesabını yapanlar! Siz bu milletin yüzüne nasıl bakacaksınız?
Bu bölgenin tozlu yollarında hangi yüzle esnafın elini sıkacaksınız? Unutmayın; bu millet kendisine çekilen çizgiyi de, o çizgi çekilirken susan korkakları da asla unutmaz. Bu bir tesadüf değil.
Bu, bir bölgenin geleceğine açıkça kastetmektir. Yerseniz!
kocatascelil@gmail.com
Tesadüf Değil, Operasyon
-

Milletvekili Mustafa Alkayış: ‘İstişare, hizmetimize güç katıyor’
-

Adıyaman’da hafızlık kursu ve cami için açılış programı düzenlenecek
-

Kahta Kitap Günleri sona erdi: 40 bin kitap satıldı, basın mensuplarına plaket verildi
-

Vali Abdullah Küçük: ‘Muhtarlarımız yerel yönetim anlayışımızın temel yapı taşlarındandır’
-

Psikolog Gürsoy, unutamadığı seansı anlattı: ‘İnsana yardımcı olmak için mutlaka konuşmak gerekmiyor’
-

Adıyaman’da silahlı kavgaya özel harekat müdahalesi: 5 yaralı, çok sayıda gözaltı - Videolu Haber
-

Başkan Taş’tan istifalara yanıt: Amacımız hizmet, iş takibi değil
-

İYİ Parti GİK Üyesi İsmail Yücel Adıyaman’da konuştu: ‘Bina yapmakla şehir kurulmaz’ - Videolu Haber
-

Adıyaman Valiliğinden Millet Bahçesi’ndeki yapı ve Bilim Merkezi açıklaması
-

Bünyamin Balcı’dan Aliyev’e başörtüsü tepkisi: Eğitim hakkı engellenmemeli
-

Adıyaman’ın vergi rekortmenleri açıklandı: Yaşar Gül ve MD İnşaat ilk sırada
-

Kahta tarihinde dikkat çeken iddia: Ertuğrul Gazi soyundan bir şehzade burada mı rehin tutuldu?
-

BELEDİYE OTOBÜSLERİ, ÖZEL HALK OTOBÜSÜ VE MİNİBÜSLERLE AYNI TARİFEDE OLMAMALI
-

Alitaşı Mahallesi’nde altyapı isyanı: ‘2026’dayız, hala foseptik çukurlarıyla yaşıyoruz’ - Videolu Haber
-

Başkan Çetinkaya, Tesislerimizi kapatalım mı




















