Çünkü artık mesele yalnızca bir araba satın almak değil. Asıl mesele, o arabayı aldıktan sonra yolda tutabilmek.
Eskiden otomobil bir ihtiyaçtı. İnsan işe gidip gelmek, çocuğunu okula götürmek, hastaneye ulaşmak, hafta sonu ailesiyle bir yerlere gitmek için araba alırdı. Araba, hayatı kolaylaştıran bir araçtı.
Bugün ise vatandaş direksiyona geçmeden önce hesap yapmak zorunda.
Çünkü artık arabanın kendisinden çok, arabayı kullanmanın maliyeti can yakıyor.
Ortalama bir araç üzerinden kabaca hesaplayalım.
Yıllık araç sigortasını yaklaşık 15 bin lira düşünelim. Kasko yaptırırsanız bunun üzerine ortalama 20 bin lira daha ekleniyor. Muayene yaklaşık 3 bin 900 lira. Yazlık-kışlık lastik değişimi 3 bin lira civarında. Motorlu Taşıtlar Vergisi'ni ortalama 8 bin lira kabul edelim. Yıllık bakım için de en az 10 bin lira ayırmak gerekiyor.
Bir de yakıt var.
Litresi 100 lira civarında olan akaryakıttan ayda sadece bir depo kullandığınızı düşünelim. Yılda 12 depo yaklaşık 80 bin liraya geliyor.
Şimdi hesap makinesini çıkaralım:
15.000 + 20.000 + 3.900 + 3.000 + 8.000 + 10.000 + 80.000 = yaklaşık 139.900 TL.
Yani ayda yaklaşık 11 bin 700 lira, yuvarlak hesapla 12 bin lira, sadece otomobili ayakta tutmanın ve kullanabilmenin maliyeti.
Ama durun, daha bitmedi.
Bu hesabın içinde lastik eskimesi yok. Akü değişimi yok. Fren balatası yok. Yağ ve filtre değişimleri yok. Beklenmedik bir motor arızası yok. Otopark yok. Otoyol ve köprü geçişleri yok. Trafik cezası yok. Allah korusun, büyük bir tamir masrafı hiç yok.
Yani hesap kâğıt üzerinde 139 bin 900 lirada kalıyor. Gerçek hayatta ise rakam çok daha yukarılara çıkabiliyor.
Bir de bunun üzerine otomobilin satın alma bedelini koyun.
Vatandaş arabayı alabilmek için yıllarca borçlanıyor. Borcu bittikten sonra da arabayı kullanabilmek için her ay yeniden para harcıyor.
İşin en düşündürücü tarafı ise şu:
Arabanız garajda dursa bile masraf devam ediyor.
Sigorta var, kasko var, vergi var, muayene var, bakım var...
Yola çıktığınız anda ise yakıt, park, geçiş ücretleri ve diğer giderler devreye giriyor.
Sonra dönüp vatandaşa soruyoruz:
“Niye tasarruf yapamıyorsun?”
Nasıl yapsın?
Ev kirası, elektrik, su, doğalgaz, mutfak masrafı, çocukların ihtiyaçları, eğitim giderleri derken bir de otomobilin masrafları geliyor.
Üstelik burada lüks bir otomobilden söz etmiyoruz.
Vatandaşın istediği son model, milyonluk, gösterişli bir araç da değil.
İstediği şey belli:
İşe gidip gelebileceği, çocuğunu okula götürebileceği, gerektiğinde ailesini hastaneye ulaştırabileceği, yılda birkaç kez memleketine gidebileceği bir otomobil.
Hepsi bu.
Ama bugün geldiğimiz noktada, sıradan vatandaş için otomobil sahibi olmak bir yana, otomobile binmek bile lüks haline gelmeye başladı.
Eskiden “Araba alırsam hayatım kolaylaşır” derdik.
Şimdi vatandaşın cümlesi değişti:
“Arabam var ama masrafından binemiyorum.”
İşte hayat pahalılığının en somut göstergelerinden biri de burada karşımıza çıkıyor.
Maaşınız artıyor. Fakat aynı anda sigorta, vergi, bakım, yakıt, yedek parça ve diğer giderler de artıyorsa, maaşınıza yapılan zam daha cebinize girmeden eriyip gidiyor.
Bugün bir otomobil almak zor.
Otomobilin borcunu ödemek zor.
Ama asıl zor olan, o otomobile düzenli olarak binebilmek.
Çünkü artık vatandaş için araba bir ulaşım aracı olmaktan çıkıp adeta ayrı bir bütçe kalemine dönüşmüş durumda.
Kısacası mesele artık otomobile sahip olmak değil.
Mesele, o otomobile binecek parayı bulabilmek.
Ve geldiğimiz noktada, sıradan vatandaş için otomobil sahibi olmak değil, otomobile binmek bile her geçen gün biraz daha hayal oluyor.
Otomobile Binmek de Artık Lüks Oldu Gelin bugün otomobil sahibi olmanın değil, otomobile binebilmenin hesabını yapalım.
-

Erdoğan BM Genel Kurulu için ABD’ye hareket etti: 22 Eylül’de konuşacak
-

Adıyaman’da bademe öngörülebilir fiyat, tütün üreticisine destek çağrısı
-

Trabzonspor’dan Galatasaray’a dört gol: Salah üç golle yıldızlaştı
-

Depremde atölyesini kaybetti, 50 kadına iş kapısı açtı: Zahide Durmaz Akar Adıyaman’ın ilk kadın Ahisi oldu - Videolu Haber
-

Adıyaman’da TEKNOFEST heyecanı: Hava ve kara araçları afet senaryolarında görev yapacak
-

Vali Küçük ve Milletvekili Şan, Kahta’nın taleplerini yerinde dinledi
-

TOKİ borcunu peşin kapatana yüzde 25 indirim: Başvurular 22 Eylül’de başlıyor
-

Metiner, Cemil Bayık’ın açıklamasını değerlendirdi: ‘Sürece karşıtlık veya tehdit sonucu çıkarmadım’
-

Adıyaman için iyilikte ortak adım
-

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nilhan Ayan Adıyaman’da basınla buluşacak
-

Kahta’daki cinayet şüphelisi tutuklandı
-

ÇALIŞMA BAKAN YARDIMCISI AHMET AYDIN’IN OĞLU MUSTAFA YAHYA’YA HAFIZLIK İCAZETİ
-

Adıyaman Barosu Başkanı Bilal Doğan yeniden aday olmayacak: ‘Bu bir bayrak değişimi’
-

Ali Önat ve Selçuk Aslancan teşkilatlarıyla birlikte Malazgirt Zaferi etkinliklerine katıldı
-

Vali Abdullah Küçük Sıratut Mahallesi esnaflarıyla buluştu



















