Celil Kocataş
kocatascelil@gmail.com
Mutluluk Bir İlçe Adı Değilse Eğer...
TÜİK yine yaptı yapacağını; 2025 Yaşam Memnuniyeti Araştırması’nı alıp önümüze bıraktı. Rakamlar öyle söylüyor ki memleket güllük gülistanlık, dertler derya değil sanki küçük bir gölet, toplum ise neredeyse bir saadet zinciri içinde yaşıyor! Her 100 kişiden 53’ü mutluymuş, 67’si de geleceğe umutla bakıyormuş.
Peki bu hangi Türkiye? Nişantaşı’nın vitrinleri ışıl ışıl caddelerinde, Çukurambar’ın pahalı restoran masalarında ya da özel üniversitelerin steril kampüslerinde anket yaparsanız elbette o pembe tabloyu yakalarsınız. Ama gelin o soruları bir de Anadolu’nun çatlamış toprağına, daralan mutfağına, sessizleşen kahvesine sorun.
Sahi; İç Anadolu’da traktörüne mazot koyamayan çiftçiye, Doğu Anadolu’da kış ortasında yakacak hesabı yapan babaya, Güneydoğu’da işsizlikten gün tüketen gence bu sorular soruldu mu?
TÜİK’e göre en mutlu kesim 20 bin lira emekli maaşı alan 55-64 yaş grubuymuş. Bu bir istatistik mi, yoksa ince bir mizah denemesi mi? Büyükşehirlerde tek başına kirayı bile karşılamayan, Anadolu’da ise ay ortasını göremeyen bir maaşla “mutluluk” ancak hayal satmaktır. İnsanların “çok şükür bugün de karnımız doydu” demesini “gelecekten umutluyuz” diye kayda geçirmek sosyolojik başarı değil, istatistiksel makyajdır.
Gelecekten umutlu olduğu söylenen o yüzde 67… Bu bir refah vizyonunun sonucu mu, yoksa “bundan daha kötüsü olmaz herhalde” diyenlerin çaresiz iyimserliği mi? Ev almanın ütopya, araba almanın lüks, et yemenin özel gün etkinliği haline geldiği bir ülkede umut; plan yapmak değil, mucize beklemektir.
Araştırmada tek bir gerçek rakam var: Katılımcıların yüzde 31,3’ü hayat pahalılığını sorun olarak göstermiş. İşte o oran, geriye kalan bütün süslü mutluluk tablolarını tek başına devirmeye yeter. Mutfaktaki yangın söndürülmeden, cüzdandaki delik kapatılmadan ilan edilen her “mutluluk puanı”, vatandaşın aklıyla alay etmektir.
TÜİK’in tabloları bize “mutlu Türkiye” hikâyesi anlatıyor olabilir. Ama sokak başka konuşuyor, çarşı başka, Anadolu ise bambaşka bir dil kullanıyor. Bizim bildiğimiz gerçek şu: Mutlu diyenler bilsin ki Mut, Mersin’in bir ilçesidir; geri kalan mutluluk ise çoğu zaman kâğıt üstünde yaşayan bir rakamdan ibarettir.
Beyler, hanımlar…Rakamlarla karın doymuyor. Milleti mutlu görmek istiyorsanız anket formlarına değil, pazar filelerine, elektrik faturalarına ve gençlerin cebindeki harçlığa bakın. Mutlu kalın… kalabiliyorsanız.
Mutluluk Bir İlçe Adı Değilse Eğer
-

Dayan'dan çiftçinin 1 trilyon 459 milyar TL'lik borcuna tepki: Üretici bankaya çalışır hale geldi
-

Ziya Duranay'dan POS komisyonu çağrısı: Maliyetler makul seviyeye çekilmeli
-

Adıyaman’daki tekstil işletmelerinin yeşil dönüşüm ve SKDM uyumu araştırılıyor
-

Hayata Destek Derneği Adıyaman'da görevlendirilmek üzere avukat arıyor
-

Hakan Yanar'dan Yerinde Dönüşüm çağrısı: Ödeme gecikmeleri inşaatları ve sektörü zorluyor
-

Adıyaman’da sendikal güç yeniden Mustafa Uğur Köse’ye emanet
-

Samsat Devlet Hastanesine dahiliye uzmanı atandı
-

YENİ Parti heyeti Adıyaman'da örgütlenme çalışmalarına başladı
-

Mehmet Kırçalı Kur'an Kursu'nda yaz dönemi kapanış programı düzenlendi
-

Samsat'taki Sahabe Külliyesine Samsat Kahve sosyal tesisi kazandırıldı
-

Yeni Parti Adıyaman il başkanı kim olacak?
-

Haşim Turan mazbatasını aldı: Kahta’da makamda beklemeyecek, sahada olacağız
-

Prof. Dr. Dalyan: ‘Fransız Enstitüsü raporu, Adıyaman'daki siyasi kırılmayı 'metroköy' kavramıyla açıklıyor’
-

Ormanlık alanı yakan şüpheli tutuklandı
-

Adıyaman’da sendikal güç yeniden Mustafa Uğur Köse’ye emanet


















