Bir Günlük Bayram, 364 Günlük Sessizlik
1 Mayıs… Takvim yapraklarında “işçi bayramı” olarak işaretli o gün. Meydanlarda sloganlar, ekranlarda kutlama mesajları, sosyal medyada iyi dilekler… Peki gerçekten kutlayan kim? Daha doğrusu, bu bayram kimin bayramı?
Bir günlüğüne tatil ilan edilen bir gerçeklikten söz ediyoruz. Ama o tatilin bile herkese ait olmadığını bile bile… Çünkü bu ülkede “işçi bayramı” denilen günde bile çalışmaya devam eden binlerce insan var. Fabrikada, şantiyede, hastanede, maden ocağında… Onlar için 1 Mayıs, diğer günlerden farksız; hatta belki daha yoğun, daha görünmez, daha sahipsiz.
Şimdi durup sormak gerekiyor: Bir günlüğüne verilen tatil, bir yılın yükünü unutturur mu? Ya da bir gün “bayram” ilan edilince, diğer 364 günün hesabı kapanır mı?
Geçtiğimiz günlerde maden işçilerinin direnişine tanık olduk. Günlerce, haftalarca seslerini duyurmaya çalıştılar. Haklarını istediler, alın terlerinin karşılığını talep ettiler. Görüldüler mü? Kısmen. Duyuldular mı? Belki. Ama asıl soru şu: Haklarını gerçekten alabildiler mi?
Çünkü bu ülkede çoğu zaman hak, verilmez; alınır denir. Ama işçi ne kadar alabilir? Ne kadar dayanabilir? Ne kadar direnirken ayakta kalabilir?
1 Mayıs’ta kürsülerden “emeğin kutsallığı” anlatılır. İşçinin değeri, alın terinin önemi vurgulanır. Güzel sözler, güçlü cümleler kurulur. Ama ertesi gün ne değişir? Aynı işçi, aynı koşullarda, aynı belirsizliklerle çalışmaya devam eder.
İşte tam da bu yüzden, 1 Mayıs bir kutlamadan çok bir sorgulama günüdür. Kimler gerçekten bayram yapıyor, kimler sadece izliyor, kimler o gün bile çalışmak zorunda kalıyor…
Ve en önemlisi: Bu bayram, gerçekten işçinin mi?
Eğer bir ülkede işçi hâlâ hakkını almak için direniş yapmak zorundaysa, eğer emeğin karşılığı hâlâ tartışılıyorsa, eğer bayram günü bile çalışmak zorunda olanlar varsa… O zaman ortada kutlanacak bir bayram değil, konuşulacak büyük bir gerçek var demektir.
1 Mayıs’ı alkışlarla değil, sorularla karşılamak gerekiyor.
Çünkü bazen en büyük kutlama, gerçeği söylemektir.
Bir Günlük Bayram, 364 Günlük Sessizlik
-

Dayan'dan çiftçinin 1 trilyon 459 milyar TL'lik borcuna tepki: Üretici bankaya çalışır hale geldi
-

Ziya Duranay'dan POS komisyonu çağrısı: Maliyetler makul seviyeye çekilmeli
-

Adıyaman’daki tekstil işletmelerinin yeşil dönüşüm ve SKDM uyumu araştırılıyor
-

Hayata Destek Derneği Adıyaman'da görevlendirilmek üzere avukat arıyor
-

Hakan Yanar'dan Yerinde Dönüşüm çağrısı: Ödeme gecikmeleri inşaatları ve sektörü zorluyor
-

Adıyaman’da sendikal güç yeniden Mustafa Uğur Köse’ye emanet
-

Samsat Devlet Hastanesine dahiliye uzmanı atandı
-

YENİ Parti heyeti Adıyaman'da örgütlenme çalışmalarına başladı
-

Mehmet Kırçalı Kur'an Kursu'nda yaz dönemi kapanış programı düzenlendi
-

Samsat'taki Sahabe Külliyesine Samsat Kahve sosyal tesisi kazandırıldı
-

Yeni Parti Adıyaman il başkanı kim olacak?
-

Haşim Turan mazbatasını aldı: Kahta’da makamda beklemeyecek, sahada olacağız
-

Prof. Dr. Dalyan: ‘Fransız Enstitüsü raporu, Adıyaman'daki siyasi kırılmayı 'metroköy' kavramıyla açıklıyor’
-

Ormanlık alanı yakan şüpheli tutuklandı
-

Adıyaman’da sendikal güç yeniden Mustafa Uğur Köse’ye emanet


















