Ben Neyi Savunuyorum?
Ben susmamayı savunuyorum.
Bazıları yazmayı bir meslek sanır. Oysa bazıları için yazmak, susmamaktır. Çünkü bu ülkede susan çoktur, konuşan az; konuşan vardır ama gerçeği söyleyen neredeyse yoktur. İşte ben tam da o boşlukta duruyorum. Ne alkış için yazıyorum ne de bir yerlere yaranmak için. Ben, gördüğümü yazıyorum. Rahatsız olan varsa, mesele yazdıklarım o , gerçeklerdir.
Ben adaleti savunuyorum.
Ama mahkeme salonlarında dağıtılan, dosyalara sıkışmış bir adaleti değil… Sokakta eksilen, pazarda kaybolan, sofrada küçülen adaleti. Çünkü bu ülkede adalet artık sadece bir kelime; içi boşaltılmış, anlamı törpülenmiş bir kavram haline getirildi. Büyükler büyürken küçüklerin ezilmesine “düzen” diyenlere karşıyım ben. Çünkü biliyorum: Bir yerde denge bozulduysa, orada adalet yoktur.
Ben küçük insanı savunuyorum.
Adı manşetlere çıkmayanı, sesi ekranlara yansımayanı… Esnafı, işçiyi, dar gelirliyi. Sabah kepenk açarken borcunu düşüneni, akşam eve dönerken çocuğuna ne götüreceğini hesaplayanı. Çünkü bu ülkede herkes büyük laflar ediyor ama kimse küçük insanların hayatına bakmıyor. Oysa gerçek orada. Hayat orada. Çöküş de, direniş de orada.
Ben gerçeği savunuyorum.
Algıların, manşetlerin, cilalanmış cümlelerin değil… Çıplak, rahatsız edici, bazen sert ama gerçek olanın yanındayım. Çünkü artık yalan, süslenerek doğru gibi anlatılıyor. Medya dediğimiz şey, çoğu zaman gerçeği anlatmıyor; gerçeğin nasıl algılanması gerektiğini öğretiyor. Çünkü doğru bilgi, sadece bilgi değildir; bir sorumluluktur.
Ben vicdanı savunuyorum.
Rakamlarla büyüyen ama insanla küçülen bir ekonomiye karşıyım. Kağıt üzerinde her şey yolundayken, sokakta hiçbir şeyin yolunda olmamasına itiraz ediyorum. Çünkü ekonomi grafiklerden ibaret değildir. Ekonomi, bir annenin pazardan eli boş dönmesidir bazen. Bir babanın çocuğunun gözünün içine bakamamasıdır. İşte o yüzden diyorum ki: Ekonomi insan içindir, istatistik için değil.
Ben sorumlu medyayı savunuyorum.
Çünkü medya sadece haber vermez, yön verir. Ama bugün baktığımızda, yön vermek yerine yönlendiren, bilgilendirmek yerine kışkırtan bir anlayışla karşı karşıyayız. Suçu anlatırken öğreten, felaketi verirken büyüten bir dil… Buna karşıyım. Çünkü her yazılan, her gösterilen bir iz bırakır. Ve o iz bazen bir başka hatanın başlangıcı olur.
Ve en önemlisi…
Ben susmamayı savunuyorum.
Çünkü bu ülkede en tehlikeli şey yanlışlar değil, o yanlışlara alışmaktır. İnsan her şeye alışır derler ya… İşte ben o alışkanlığa karşı yazıyorum. Haksızlığa alışmayalım diye, yoksulluğu normal sanmayalım diye, gerçeğin üzeri örtülmesin diye…
Benim derdim büyük laflar etmek değil.
Benim derdim, küçük insanların büyük derdini anlatmak.
Eğer bir gün bu yazılar birilerini rahatsız ediyorsa, bilin ki doğru yere dokunmuştur. Çünkü gerçek, her zaman biraz rahatsız eder.
Ben Neyi Savunuyorum?
-

Milletvekili Özhan'dan ‘NATO Zirvesi’ değerlendirmesi: ‘Türkiye etkin rol üstleniyor’
-

Adıyaman’da üreticilere ‘Bitki Koruma Ürünleri Uygulama Belgesi’ uyarısı
-

Adıyaman’da hayvancılığa güç katan destek
-

Adıyaman İl Özel İdaresi’nden Mahmut El-Ensari Türbesi'nde inceleme
-

Prof. Dr. Şirik: ‘Adıyaman’da kanser hastaları için ışın tedavisi dönemi başlıyor’
-

ADIYAMANLI ŞAİR JÜRİ ÖZEL ÖDÜLÜNE LAYIK GÖRÜLDÜ
-

Depremzede Esnaftan Bakan Kurum’a İki Önemli Talep
-

Eğitimci Yılmaz: ‘Türkiye hızla yaşlanıyor Adıyamanlı gençleri 2034’e hazırlamalıyız’
-

Başkan Asnuk'tan ‘sosyal konut ödeme koşulları’na tepki: ‘Dar gelirliye umut diye borç mu sunuyorsunuz?’
-

Çelikhan’da ilk kez yamaç paraşütü uçuşları gerçekleştirildi
-

Besni’de feci çarpışma: 1 ölü, 1 yaralı - Videolu Haber
-

ADIYAMANLI ŞAİR JÜRİ ÖZEL ÖDÜLÜNE LAYIK GÖRÜLDÜ
-

Adıyaman İl Emniyet Müdürlüğü'nden Şehit Uzman Çavuş Abdurrahman Hilal için taziye mesajı
-

SAMSAT BELEDİYE BAŞKANI İKİ ARACI ŞAHSİ BÜTÇESİ İLE ALARAK BELEDİYEYE HİBE ETTİ.
-

Adıyaman MHP’de yeni dönem...


















