Adıyaman Medya Haber Sitesi
HV
20 NİSAN Pazartesi 02:30

Tanıtım Perdesi, Siyasi Hesaplar ve Doğru Yerde Durabilenler

Editör
Editör
Giriş Tarihi : 08-01-2026 19:54

Son dönemde “tanıtım” başlığıyla yapılan organizasyonların sayısı artıyor. Ancak bu artış, nitelik konusunda aynı iyimserliği doğurmuyor. Özellikle büyük şehirlerde, memleket isimleri üzerinden kurulan bazı etkinlikler; şehirlerin kültürünü tanıtmaktan çok, kişisel ve siyasi hedeflere alan açan platformlara dönüşebiliyor.

İstanbul’da gerçekleştirilen “Adıyaman Tanıtım Günleri” de bu tartışmanın merkezine oturan örneklerden biri oldu. Federasyon kimliğiyle düzenlenen organizasyonun içeriği kadar, organizasyonu taşıyan siyasi niyetler de kulislerde geniş şekilde konuşuldu. Şehre ne kattığı netleşmeyen bu tür etkinlikler, ister istemez şu soruyu sorduruyor: Tanıtılan Adıyaman mı, yoksa kişisel siyasi yolculuklar mı?

Bu noktada federasyon başkanı Hüseyin Sevinçtekin’in ismi de siyasi kulislerde sıkça anılıyor. Sevinçtekin’in uzun süredir milletvekilliği hedefi doğrultusunda hareket ettiği, düzenlenen bu tür organizasyonları da bu hedefin bir parçası olarak konumlandırdığı yönündeki değerlendirmeler, kamuoyunda farklı çevrelerce dile getiriliyor. Bu durum, federasyon gibi sivil yapılar üzerinden siyaset yapılmasının ne kadar doğru olduğu sorusunu yeniden gündeme getiriyor.

Tam da burada AK Parti Adıyaman Milletvekili Ishak Şan’ın durduğu yer belirginleşiyor. Her davete icabet eden, her sahnede görünmeyi tercih eden bir siyaset anlayışı yerine; içeriği, amacı ve muhtemel sonuçları tartarak mesafe koyabilen bir tutum, siyasette az rastlanan ama değerli bir örnek oluşturuyor.

Bir organizasyona katılmamak bazen en net siyasi duruştur. Çünkü siyaset sadece görünür olmak değil; gerektiğinde “burada yokum” diyebilmektir. Ishak Şan’ın bu etkinlik karşısındaki tavrı, içi doldurulamayan, hedefi muğlak ve siyasi vitrin üretme riski taşıyan bir yapının parçası olmama iradesi olarak okunuyor.

Adıyaman gibi depremle sarsılmış, hâlâ toparlanma mücadelesi veren bir şehrin adının; kişisel hedeflerin gölgesinde anılmasına yönelik hassasiyet de bu duruşun temelini oluşturuyor. Şehirler, bireysel kariyer planlarının aparatı değildir. Temsil iddiası taşıyan her yapı, önce şehre ne sunduğunu açıkça göstermek zorundadır.

Bu nedenle mesele bir federasyon, bir etkinlik ya da bir isim meselesi değildir. Asıl mesele; nerede duracağını, neyin parçası olmayacağını bilen bir siyaset aklıdır. Ishak Şan’ın tavrı, tam da bu noktada “kalıbının adamı” ifadesini karşılayan bir siyasi olgunluğa işaret ediyor.

Herkesin sahnede olduğu yerde durmamak bazen eleştirilir. Oysa zaman gösterir ki, asıl doğru yer çoğu zaman kalabalığın dışında kalan yerdir.

 

YORUMLAR