Adıyaman Medya Haber Sitesi
HV
07 TEMMUZ Salı 23:24

Başkan Asnuk'tan ‘sosyal konut ödeme koşulları’na tepki: ‘Dar gelirliye umut diye borç mu sunuyorsunuz?’

ADIYAMAN (PERRE) - Şeriban ÖZÇAKMAK - Saadet Partisi Adıyaman İl Başkanı Haşim Asnuk, 500 Bin Sosyal Konut Projesi kapsamında uygulanan ödeme koşullarını eleştirerek, "Biz, dar gelirlinin altından kalkamayacağı ödeme şartlarına 'sosyal konut' denilmesine karşıyız. Çünkü sosyal konut; vatandaşın sırtına yeni bir borç yükü değil, geleceğine güven olmalıdır" dedi.

GÜNCEL
Giriş Tarihi : 07-07-2026 16:43
Başkan Asnuk'tan ‘sosyal konut ödeme koşulları’na tepki: ‘Dar gelirliye umut diye borç mu sunuyorsunuz?’

Saadet Partisi Adıyaman İl Başkanı Haşim Asnuk, 500 Bin Sosyal Konut Projesi kapsamında uygulanan ödeme koşullarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Asnuk, yazılı açıklamasında kura sonucu hak sahibi olan vatandaşlara hayırlı olması temennisinde bulunurken, asıl tartışılması gereken konunun sosyal konutların dar gelirli vatandaşların ulaşabileceği ödeme şartlarına sahip olup olmadığı olduğunu belirtti.

"ASIL MESELE SOSYAL KONUTUN ULAŞILABİLİR OLMASIDIR"

Asnuk, "Adıyaman'da 500 Bin Sosyal Konut Projesi kapsamında gerçekleştirilen kura sonucunda hak sahibi olan tüm hemşehrilerimize hayırlı olmasını diliyoruz. Temennimiz; depremin yaralarını sarmaya çalışan her vatandaşımızın güvenli bir yuvaya kavuşmasıdır. Ancak bugün konuşmamız gereken asıl mesele kura değildir. Asıl mesele, 'sosyal konut' adı verilen bu projenin gerçekten dar gelirli vatandaşın ulaşabileceği şartlara sahip olup olmadığıdır." ifadelerini kullandı.

"EN BÜYÜK MAĞDURİYETLERDEN BİRİNİ KİRACI VATANDAŞLARIMIZ YAŞAMIŞTIR"

Deprem sonrası en büyük mağduriyetlerden birini kiracıların yaşadığını belirten Asnuk, "Depremden sonra en büyük mağduriyetlerden birini kiracı vatandaşlarımız yaşamıştır. Ev sahibi olmadıkları için çoğu zaman ikinci planda bırakılan bu insanlar; evlerini, eşyalarını, birikimlerini ve yılların emeğini kaybetmiştir. O gün kendilerine eşya yardımı başta olmak üzere birçok söz verilmiş, ancak bu sözlerin önemli bir kısmı yerine getirilmemiştir. Bugün ise aynı vatandaşlarımız, yüksek peşinatlar ve uzun yıllara yayılan ödeme yükleriyle karşı karşıya bırakılmaktadır." dedi.

"YÜZ BİNLERCE LİRALIK PEŞİNATI DAR GELİRLİ VATANDAŞ NEREDEN BULACAKTIR?"

Asnuk, kamuoyunda konuşulan ödeme planlarına göre bazı konutlarda ilk taksitlerin yaklaşık 17 bin lira seviyesinden başladığını belirterek, "Resmî ödeme planına göre konutlar peşinatla ve uzun vadeli taksitlerle satılmaktadır. Adıyaman kamuoyunda hak sahipleri arasında konuşulan ve öngörülen ödeme planlarına göre ise bazı konutlarda ilk aylık taksitlerin yaklaşık 17 bin TL seviyesinden başlayacağı ifade edilmektedir. Ayrıca bu taksitlerin 6 ayda bir memur maaş katsayısına göre artırılacağı bilinmektedir" ifadelerini kullandı.

BAŞKAN ASNUK, ÇÖZÜM ÖNERİLERİNİ SIRALADI

Asnuk, "Dar gelirli vatandaşlardan yüksek peşinat istenmemelidir. Peşinatsız veya çok düşük peşinatlı bir ödeme modeli hayata geçirilmelidir. Sürekli artan taksit sistemi yerine, vatandaşın bütçesini planlayabileceği sabit ve öngörülebilir taksit modeli uygulanmalıdır. Kamuoyunda konuşulan yaklaşık 17 bin TL seviyesindeki bir ödeme, artışlarla belirsiz hâle gelmek yerine sabit bir ödeme planına dönüştürülürse vatandaş geleceğini planlayabilir, ödeme endişesi yaşamadan ev sahibi olabilir. Depremde kiracı olup evini, eşyasını ve düzenini kaybeden vatandaşlara verilen sözler eksiksiz yerine getirilmelidir" dedi.

Başkan Asnuk, açıklamasının tamamında şu ifadelere yer verdi:

"Adıyaman'da 500 Bin Sosyal Konut Projesi kapsamında gerçekleştirilen kura sonucunda hak sahibi olan tüm hemşehrilerimize hayırlı olmasını diliyoruz. Temennimiz; depremin yaralarını sarmaya çalışan her vatandaşımızın güvenli bir yuvaya kavuşmasıdır.

Ancak bugün konuşmamız gereken asıl mesele kura değildir.

Asıl mesele, "sosyal konut" adı verilen bu projenin gerçekten dar gelirli vatandaşın ulaşabileceği şartlara sahip olup olmadığıdır.

Depremden sonra en büyük mağduriyetlerden birini kiracı vatandaşlarımız yaşamıştır. Ev sahibi olmadıkları için çoğu zaman ikinci planda bırakılan bu insanlar; evlerini, eşyalarını, birikimlerini ve yılların emeğini kaybetmiştir. O gün kendilerine eşya yardımı başta olmak üzere birçok söz verilmiş, ancak bu sözlerin önemli bir kısmı yerine getirilmemiştir.

Bugün ise aynı vatandaşlarımız, yüksek peşinatlar ve uzun yıllara yayılan ödeme yükleriyle karşı karşıya bırakılmaktadır.

Resmî ödeme planına göre konutlar peşinatla ve uzun vadeli taksitlerle satılmaktadır. Adıyaman kamuoyunda hak sahipleri arasında konuşulan ve öngörülen ödeme planlarına göre ise bazı konutlarda ilk aylık taksitlerin yaklaşık 17 bin TL seviyesinden başlayacağı ifade edilmektedir. Ayrıca bu taksitlerin 6 ayda bir memur maaş katsayısına göre artırılacağı bilinmektedir.

Bugün net asgari ücret 28.075 TL'dir.

Buna göre kamuoyunda konuşulan rakamlar esas alındığında, asgari ücretle çalışan bir vatandaşın maaşının yaklaşık yüzde 60'ı daha ilk taksite gitmektedir.

Peki geriye kalan yaklaşık 11 bin TL ile bir aile;

Çocuklarının eğitim giderlerini nasıl karşılayacaktır?

Elektrik, su ve doğalgaz faturalarını nasıl ödeyecektir?

Mutfak masraflarını nasıl karşılayacaktır?

Ulaşım ve sağlık giderlerini nasıl karşılayacaktır?

Bir başka önemli soru daha soruyoruz:

Yüz binlerce liralık peşinatı dar gelirli vatandaş nereden bulacaktır?

Eğer dar gelirli vatandaşın cebinde zaten bu kadar peşinat birikmiş olsaydı, bugün sosyal konuta neden ihtiyaç duysun?

Asıl dikkat çekici olan ise şudur:

Adıyaman emlak piyasasında konuşulan ve ilanlara yansıyan rakamlara göre, İndere'deki bazı deprem konutları yaklaşık 1 milyon 800 bin TL, 1 milyon 900 bin TL ve 2 milyon 200 bin TL seviyelerinde alıcı bulabilmektedir.

Bu tablo karşısında vatandaş doğal olarak bir kıyaslama yapmaktadır.

Sosyal konutun amacı, dar gelirli vatandaş için en ulaşılabilir seçenek olmaktır. Eğer vatandaş bugün farklı alternatiflerle kıyaslama yapmak zorunda kalıyorsa, sosyal konut politikasının yeniden değerlendirilmesi kaçınılmazdır. Devlet, vatandaşını ikinci el piyasayla yarışmak zorunda bırakmamalıdır.

Sosyal konutun en cazip seçenek olması gerekirken, bugün vatandaş hesap yapmak zorunda kalıyorsa, burada üzerinde düşünülmesi gereken ciddi bir tablo vardır.

ÇÖZÜM ÖNERİMİZ

Dar gelirli vatandaşlardan yüksek peşinat istenmemelidir.

Peşinatsız veya çok düşük peşinatlı bir ödeme modeli hayata geçirilmelidir.

Sürekli artan taksit sistemi yerine, vatandaşın bütçesini planlayabileceği sabit ve öngörülebilir taksit modeli uygulanmalıdır.

Kamuoyunda konuşulan yaklaşık 17 bin TL seviyesindeki bir ödeme, artışlarla belirsiz hâle gelmek yerine sabit bir ödeme planına dönüştürülürse vatandaş geleceğini planlayabilir, ödeme endişesi yaşamadan ev sahibi olabilir.

Depremde kiracı olup evini, eşyasını ve düzenini kaybeden vatandaşlara verilen sözler eksiksiz yerine getirilmelidir.

Sosyal devlet; vatandaşına sadece konut üretmekle değil, o konuta ulaşabilecek şartları oluşturmakla yükümlüdür.

Biz konut yapılmasına karşı değiliz.

Biz, dar gelirlinin altından kalkamayacağı ödeme şartlarına "sosyal konut" denilmesine karşıyız.

Çünkü sosyal konut; vatandaşın sırtına yeni bir borç yükü değil, geleceğine güven olmalıdır."

Kaynak : PERRE

AdminAdmin

Yönetici

YORUMLAR