Alkayış, yakın tarihte meşru hükümetlere ve millî iradeye karşı çeşitli darbe girişimlerinin yaşandığını, bu girişimlerin hem topluma hem de Türkiye'nin geleceğine zarar verdiğini söyledi.
'12 EYLÜL MİLLÎ İRADEYİ AYAKLAR ALTINA ALMAYA ÇALIŞTI'
12 Eylül 1980 askerî darbesinin Türkiye tarihinde ağır sonuçlar doğurduğunu belirten Alkayış, şu ifadeleri kullandı:
"Yakın tarihimize baktığımızda, ülkemizde gerek meşru hükümetlere gerekse milli iradeye karşı çeşitli tarihlerde darbe girişimlerinde bulunulmuştur. Bu girişimler insanımıza zarar vermiş ve ülkemizin istikbalini baltalamıştır. İşte bunlardan bir tanesi de 12 Eylül 1980 askerî darbesidir. 12 Eylül 1980 askerî darbesi sonucu nice masum vatandaşımız hayatlarını kaybetmiş, sayısız haksız uygulamalarla hukuk işlemez olmuş ve milli irade ayaklar altına alınmaya çalışılmıştır."
Alkayış, 12 Eylül'ün izlerinin silinmesi konusunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki AK Parti hükümetlerinin önemli adımlar attığını savundu.
'HERKES MİLLÎ İRADEYİ KABULLENMELİ'
Sandıktan çıkan sonuca herkesin saygı göstermesi gerektiğini belirten Alkayış, millî iradeye karşı girişimlerin geçmişte olduğu gibi bugün de karşılık bulamayacağını söyledi.
Alkayış, şöyle devam etti:
"Eskiden olduğu gibi günümüzde de milli iradeye, yani sandıktan çıkan sonuca tahammülü olmayan ve ülkemizin gelişmesini istemeyen bazı anarşistler, dışarıdan da aldıkları desteğe güvenerek bu milleti sindirebileceklerini, istedikleri gibi yönlendirebileceklerini düşünmüşlerdir. Hâlbuki halkımızın bağımsızlığa olan inancı ve düşkünlüğü öylesine büyük ki, bu milli duruş, karşısına çıkan bütün engelleri bertaraf etmesini bilmiştir. 15 Temmuz'da milletimizin bozgunculara geçit vermeyişi, bunun en güzel örneklerinden biridir."
'YENİ ANAYASA TBMM'NİN ÖNÜNDE BİR EV ÖDEVİ OLARAK DURUYOR'
Mevcut anayasanın 12 Eylül darbesinin ardından hazırlandığını hatırlatan Alkayış, yıllar içerisinde çok sayıda değişiklik yapılmasına rağmen darbe döneminin izlerinin tamamen ortadan kaldırılamadığını savundu.
Alkayış, yeni anayasa ihtiyacına ilişkin şunları söyledi:
"12 Eylül darbesinden sonra yapılan Anayasa, o günden bugüne her ne kadar defalarca değişikliğe uğramışsa da maalesef 12 Eylül darbesinin izlerini söküp atamamış ve darbecilik ruhunu bünyesinde taşımaya devam etmiştir. O nedenle katılımcı, sivil, demokrat, darbelerin bütün izlerinden arınmış ve toplumun her kesimini kucaklayan; geçmişten aldığı tecrübeyle geleceğimizi güvence altına alan yeni bir Anayasanın yapılması, 28. Dönem Türkiye Büyük Millet Meclisinin önünde bir ev ödevi olarak durmaktadır."
Toplumun yeni bir anayasa yapılmasına olumlu yaklaştığını ileri süren Alkayış, "Türkiye'nin iklimi de buna müsaittir. İçinde bulunduğumuz dönemin koşulları ve elimizdeki imkânlar, yeni bir Anayasa hazırlamak için oldukça yeterlidir" dedi.
'12 EYLÜL ASKERÎ DARBESİNİ KINIYORUM'
Alkayış, açıklamasının sonunda darbeler ve terör nedeniyle hayatını kaybedenleri anarak şu ifadeleri kullandı:
"Darbelere ve teröre karşı mücadele ederken şehit düşmüş bütün vatandaşlarımıza Yüce Allah'tan rahmet, gazilerimize şifalar diliyorum. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ağır bir yara olarak duran 12 Eylül askeri darbesini kınıyor, böylesi alçak girişimlerin ülkemizde bir daha yaşanmamasını diliyorum."
Kaynak : PERRE
Admin
Yönetici

















