Siyasette bazı görevler vardır; tabelası büyüktür ama yükü ondan da ağırdır. AK Parti Adıyaman İl Başkanlığı da bugün tam olarak böyle bir görev hâline gelmiştir.
Bir yanda belediyenin kaybedilmiş olması,
Diğer yanda vekiller arasında açık ya da örtülü bir uyumsuzluk,
Üzerine asrın felaketiyle darmadağın olmuş bir şehir,
Ve belki de en zoru; yerel seçim sürecinde parti teşkilatının önemli bir bölümünün farklı yönlere bakmayı tercih etmiş olması…
İşte Ekrem Çadır, böylesine ağır bir tabloda AK Parti Adıyaman İl Başkanı olarak göreve başladı.
Kolay mı? Hiç değil.
Bugün Adıyaman’da il başkanlığı yapmak; sadece parti binasında oturmak, rutin toplantılar yapmak ya da Ankara’ya rapor göndermek değildir. Bu görev; kırılmış bir teşkilatı toparlamak, küskünleri yeniden sürece dahil etmek, sessiz kalanları konuşmaya ikna etmek ve belki de en önemlisi yıpranmış güven duygusunu yeniden inşa etmek anlamına geliyor.
Sokak başka bir şey söylüyor. Depremin ardından hâlâ çözüm bekleyen sorunlar, hâlâ cevap arayan vatandaşlar var. Siyaset kurumuyla toplum arasındaki mesafe açılmış durumda. Bu mesafeyi kapatmak ise ne afişle olur ne de hamasi söylemlerle.
Üstelik parti içi dengeler de herkesin malumu. Vekiller arasında uyumun zayıf olduğu bir şehirde il başkanının işi iki kat zorlaşır. Çünkü bazen il başkanı, muhalefetten çok kendi iç sessizlikleriyle mücadele etmek zorunda kalır.
Ekrem Çadır’ın önünde iki yol bulunuyor:
Ya bu tabloyu “enkaz devraldık” söylemine sığınıp zamana yayacak,
Ya da risk alıp, ezberleri bozan, sahaya dokunan bir siyaset dili kuracak.
Adıyaman artık klişeleri kaldırmıyor.
Bu şehir, samimiyet testinden geçenleri ayakta bırakıyor.
Koltuk zor.
Şehir daha zor.
Ve bu dönemde AK Parti Adıyaman İl Başkanlığı, belki de kentin siyaset tarihinde üstlenilmiş en ağır sorumluluklardan biri.
Ancak siyasette şunu da unutmamak gerekir: En zor görevler, doğru irade ve doğru reflekslerle birleştiğinde güçlü sonuçlar doğurabilir. Ekrem Çadır’ın sahayı bilen bir geçmişi, teşkilatı tanıyan bir hafızası ve bu şehrin ruhuna yabancı olmayan bir duruşu var.
Eğer kırgınlıkları görmezden gelmeden toparlayıcı bir dil kurabilir, Ankara ile Adıyaman arasındaki bağı kuru sloganlarla değil gerçek temaslarla güçlendirebilirse; bu ağır yükün altından kalkması mümkündür.
Zor mu? Evet.
Ama imkânsız değil.
Bugün Adıyaman’da siyaset, mazeret değil irade arıyor.
Ve görünen o ki Ekrem Çadır, bu iradeyi ortaya koyabilecek isimlerden biri.
Notumuzu düşelim:
Bu kadar ağır bir tablo içinde göreve talip olmak cesaret ister.
Bu cesaret doğru adımlarla birleşirse, Ekrem Çadır’ın bu işi başaracağını söylemek için elimizde fazlasıyla neden var.