Yeni Kayıt         Şifremi Unuttum!
Adıyaman Haber, Adiyaman Medya,Gölbaşı Haber,Çelikhan Haber,Kahta Haber,Samsat haber,Sincik Ha - Anasayfa
 
Yazı Boyutu : 12 punto14 punto16 punto18 punto

Ak parti neden kazanıyor?

Ak parti neden kazanıyor? 16 Haziran 2011 14:55
Adem-i telifiyet ; bir konuda uzlaşamama , bir konuda bir araya gelememe durumudur.
Siyasi partilerimiz bu kavramın içini dolduracak her şeyi yaptılar. Bunun için özel bir çaba sarf ettiklerini itiraf etmek gerekir. Bu durum koalisyon hükümetleri ve tek parti iktidarları zamanında da geçerli bir durum olmuştur. Şu anki konjonktürden bakmak gerekirse ;Türkiye’nin üç büyük siyasi partisi AK parti , CHP ve MHP için de bu durum pek bir değişiklik göstermedi.Ancak Ak partinin üç dönem üst üste ezici bir çoğunlukla iktidar olması diğer partilerin bunu sorgulamasına neden oldu.Bu durumda diğer partilerin zihniyet değişimine giderek Ak Parti ile buluşturan nihayet bir konuda ortak iyiyi , bir ortak doğruyu bulduklarını söylemek gerekir. Bu nokta ideoloji eksenli siyaset yapmak yerine hizmet odaklı siyaset yürütme noktasıdır.
AK parti kuruluş itibariyle bu partilerden çok sonra kurulmuş olmasına rağmen , bu partilerden önce ideoloji ekseninde siyaset yapmayı değil , hizmet üzerinden politika yürütme çabası içine girmiştir ve bu hamlesiyle kendini diğer partilerden daha avantajlı bir duruma getirmiştir. Hizmet eksenli politika yürütme durumunu diğer siyasi partiler için söylemek mümkün müdür ? MHP genel başkanı Devlet Bahçeli partisinin o unutulmaz 40. Yıl kutlamasını yaptıktan sonra Türklük ekseni veya sadece bir millet üzerinden siyaset yapmanın MHP’yi iktidar yapamayacağını anlamıştır.Bunu ülkücü gençleri sokaklardan çekmesinden anlayabiliriz.Fakat Bahçeli’nin politika değişikleri Engin Alan gibi ismi Ergenekon’a bulaşmış derin kimliklere partisinde yer vermesi ve üst düzey yöneticilerinin ahlaki zafiyetleri gölge düşürmüştür.Kısaca halkla aynı dili konuşamayan ve aynı paralelde düşünemeyen bir MHP 2011 genel seçimlerini de kaybetmiştir.
Aynı durum CHP için de geçerlidir. Laiklik , rejim tehlikede söylemi , Atatürk mirasçılığı ve benzeri politikalar CHP’nin bugüne kadar ekmek yediği politikalar olmuştur. 2011 yılına gelindiğinde bile askeri vesayeti demokrasiye , hukuka tercih eden derin kimlikler bugün bile CHP içindeki üst düzey mevcudiyetini korumakta hatta daha da güçlenmektedir. Yeni CHP’nin uluslar arası bir dizayn ürünü olduğunu The Economist’in ‘’ Cumhuriyet Halk Partisine oy verin” çağrısı güçlendirmiştir. Kılıçdaroğlu’nun nasıl geldiğiyle ilgili sorular bir kez daha gündeme oturmuştur. Kılıçdaroğlu da Ak parti’yi iktidara taşıyan hizmet odaklı politikalarının cazibesine kapılarak, fakat denge, oran gözetmeksizin bol vaadli bir genel seçim kampanyası yürütmüştür.Fakat çok inandırıcı bulunmadığı halkın kendisine olan teveccühünden anlamış olduğunu umuyorum.Kısaca Kılıçdaroğlu da nihayet ideoloji üzerinden siyaset yürütülemeyeceğini anlayabilmiştir.
Şimdi bir analiz yapacak olursak,CHP ve MHP o eski klişe söylemlerinden kısmen de olsa vazgeçmişlerdir fakat inandırıcılık problemleri yüzünden yine başarılı olamamışlardır. Buna birkaç spesifik örnek vermek gerekirsek ; Bahçeli’nin 6 Haziran Diyarbakır mitingi , Hilal kart projesi veya Kılıçdaroğlu’nun yolsuzluk ve yoksullukla mücadele söylemleri, bol vaadli seçim kampanyası bu zihniyetin kısmen de olsa değiştiğini gösteriyor. Genel olarak geniş bir bakış açısıyla bakıldığı zaman ne oldu da bu partiler o sıradan söylemlerini değiştirdiler ? Bu soruya verilecek cevap çok nettir : AK Parti iktidarının hizmet eksenli siyaset anlayışının başlatıcısı olması ve bu politikalarıyla üç dönemdir iktidar olması bu zihniyet değişikliğinin en büyük etkenidir. Yani AK Parti’nin ideoloji eksenli siyaset değil , hizmet üzerinden siyaset yapma anlayışı bu partileri de böyle bir yol izlemeye sevk etmiştir. Zaten AK Parti’nin bu düşüncedeki siyaset anlayışıyla rakiplerinin arasından sıyrılıp iktidar olması tesadüfi bir durum değil çalışılmış bir derstir. Bugün objektif bir gözle bakıldığı zaman , AK Parti iktidarının 81 ilin hepsine gitmesi , gittiği yere hizmeti götürmesi , en önemlisi sosyal devlet kavramını sözde değil , özde bir anlayışla yansıtmaya çalışması , diğer partileri de böyle bir siyaset anlayışı için tetiklemiştir. Durum böyle olduğu zaman neredeyse ömürleri yarım asırdan daha fazla olan CHP ve MHP’YE o statükolarından kurtulmaları için bir AK Parti lazımmış demek yanlış olmaz. Kısacası MHP ve CHP’yi yeni iklimlere iten Ak Parti’nin hizmet odaklı politikalarını her seçimde kendisini ezici çoğunlukla iktidar yapmış olmasıdır.MHP ve CHP’nin yeni siyasi anlayış geliştirebilmesinde Ak Partinin etkisi yadsınamaz bir gerçektir.
BDP’nin bu seçimlerdeki başarısının ideoloji eksenli olmasının ise bir çok başka parametrelerle ilişkisi olması nedeniyle BDP analizi başka bir yazı konusu olabilir.
(Bir not: Bu arada şunu ifade etmeden geçemeyeceğim.Kemal Kılıçdaroğlunun Türkiye’den sonra Yunanistan için de vaatleri olduğunu unutmayalım. Kılıçdaroğlu muhtemelen gelecek seçimlerde kendisini Atina birinci bölgeden aday olarak gösterebilir.)

Bu haber 488 defa okundu.
<< Önceki || Sonraki >>
Yorum Ekle
Başlık:
Metin:
*Üye girişi yapılmadığından yorumlarınız "Misafir" rumuzu ile yayınlanır. Ücretsiz Üyelik için tıklayınız.
Tavsiye Et
Sayin okucuyumuz bu haberi istediğiniz kişiye gönderebilirsiniz.
*Kime:
*Kimden:
*Kisa Mesaj :
 
* İlgili yerleri boş bırakmayınız!
Yorum Yap
Tavsiye Et
Yazdır
Kaydet
Yorumlar ( 0 / 0 )
Diğer Özel Haberleri :
<<
>>
Okunan:
Hafta / Bu Ay / Yıl
Anket


 

» Sitene Ekle  » Anasayfa Yap  » Sık Kullanılanlar  » RSS  » Site Haritası
© 2008 Tüm haklari saklidir. Sadece İnternet Üzerinden Yayın Yapılmaktadır.